29 Haziran 2017 Perşembe

Sen

Çoğu çocuklar özgüveni ve sesi hayli yüksek doğarlar,
Seni seven o adamın sevdiği dikiş izinde
Sen dalgalanması için dua ederken
Geçen günkü kadından bahsetmiş miydim?
Karşımda idi.
Ve sürekli o cümleyi tekrarladı.
Aslında onu gerçekten dinleyen insanlara tekrarladığı sıradan laflardandı.
"Mutluluğu kendime layık görmeme hastalığım var." 
Artık sana rutin gelen masa ayağından bıkıp uydurulan bu hastalıkla birlikte, 
Ah! "Hak veriyorum, hak ediyorum." dedim.
Ve o çocuklar hayatları boyunca özgüvensiz bir yaşam sürerler.
Duydun mu? 
Bir sürü mavi restorant bulmuştun dergilerde. 
Ama yine de onu anlamak için kafayı yedin.
Masanın 4 bacakta dengede kalması ve sen.
O hasta ruhlu olmayan kadın ve sen.
Duydun mu? 
Onun için keçeli kalem setleri bulmuştun.
Sonuçta ikimiz yan yana gelince güneşe gülümsüyoruz sevgili.
Hasta ruhlu kadın bizimle konuşursa, 
Bir nebze dikkat dağınıklığı ile birlikte, 
Sırtımızı dönüyor muyuz? 
Sevgin dağılmasın, darılmasın. 
Güneşe, kadına, bize.
Ve o çocuklar,
Özgüveni tam ölürler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ne hissettin?

Deniz Feneri

"Öğretmenin ve öğüt vermenin insanın gücünü aştığından kuşkulanıyordu Lily, " ben de.  Bir anda bütün fazlalıklardan sıyrılarak in...