Çoğu çocuklar özgüveni ve sesi hayli yüksek doğarlar,
Seni seven o adamın sevdiği dikiş izinde
Sen dalgalanması için dua ederken
Geçen günkü kadından bahsetmiş miydim?
Karşımda idi.
Ve sürekli o cümleyi tekrarladı.
Aslında onu gerçekten dinleyen insanlara tekrarladığı sıradan laflardandı.
"Mutluluğu kendime layık görmeme hastalığım var."
Artık sana rutin gelen masa ayağından bıkıp uydurulan bu hastalıkla birlikte,
Ah! "Hak veriyorum, hak ediyorum." dedim.
Ve o çocuklar hayatları boyunca özgüvensiz bir yaşam sürerler.
Duydun mu?
Bir sürü mavi restorant bulmuştun dergilerde.
Ama yine de onu anlamak için kafayı yedin.
Masanın 4 bacakta dengede kalması ve sen.
O hasta ruhlu olmayan kadın ve sen.
Duydun mu?
Onun için keçeli kalem setleri bulmuştun.
Sonuçta ikimiz yan yana gelince güneşe gülümsüyoruz sevgili.
Hasta ruhlu kadın bizimle konuşursa,
Bir nebze dikkat dağınıklığı ile birlikte,
Sırtımızı dönüyor muyuz?
Sevgin dağılmasın, darılmasın.
Güneşe, kadına, bize.
Ve o çocuklar,
Özgüveni tam ölürler.
29 Haziran 2017 Perşembe
15 Haziran 2017 Perşembe
Limanında
Kurumuş bir nehrin üzerinden geçerken,
Kurumuş bir nehrin üzerinden geçme sesi çıkardı tren
Ses demişken;
Derme çatma bir yaşta derme çatma bir ayyaş ve kızım
Geri döndüler.
Sonra onlara sordum;
Tüm can sıkıcı dertleri, belki de hepsini,
Delisin! önemli olan oydu.
Onu orada öylece bırakmadınız di mi?
Tekrarlıyorum, dışıma taşıyor.
Öylece bırakamazlardı..
O benim tüm yolculuklarıma, kendi iç dünyasıyla eşlik edebilecek bir yapımdı
Yani şimdinin şarkılarıyla dans edebilen,
Fakat şimdinin insanlarıyla asla uyuşamayan bir adam.
Kurumuş nehrin üzerinden geri dönüyorum.
Çünkü defalarca kızıma ve ayyaşa sordum
Onu orada öylece bırakmadınız di mi?
Dargınız dediler,
Keşke denizin ortası bize bir şarkı önerseydi
Tavanı olmayan deniz, bizi olmayan mahcubiyetiyle geri çevirdi dediler.
Aydınlığı içip karanlığa kavuşmak değil miydi nihai amacımız?
Seninle sonsuza kadar olmak istemem ve durmadan sıralanan isteklerle başa çıkamamam
Olası mıydı?
İki bacakta kolayca dengede kalmak, ve sen.
Tam karanlığın içinden de olsa,
Aydınlığın tamamı içilmiş de olsa,
Geliyorum.
Senden tek ricam;
Bu limanında bana, beni kurtaramıyorsun, deme.
Kurumuş bir nehrin üzerinden geçme sesi çıkardı tren
Ses demişken;
Derme çatma bir yaşta derme çatma bir ayyaş ve kızım
Geri döndüler.
Sonra onlara sordum;
Tüm can sıkıcı dertleri, belki de hepsini,
Delisin! önemli olan oydu.
Onu orada öylece bırakmadınız di mi?
Tekrarlıyorum, dışıma taşıyor.
Öylece bırakamazlardı..
O benim tüm yolculuklarıma, kendi iç dünyasıyla eşlik edebilecek bir yapımdı
Yani şimdinin şarkılarıyla dans edebilen,
Fakat şimdinin insanlarıyla asla uyuşamayan bir adam.
Kurumuş nehrin üzerinden geri dönüyorum.
Çünkü defalarca kızıma ve ayyaşa sordum
Onu orada öylece bırakmadınız di mi?
Dargınız dediler,
Keşke denizin ortası bize bir şarkı önerseydi
Tavanı olmayan deniz, bizi olmayan mahcubiyetiyle geri çevirdi dediler.
Aydınlığı içip karanlığa kavuşmak değil miydi nihai amacımız?
Seninle sonsuza kadar olmak istemem ve durmadan sıralanan isteklerle başa çıkamamam
Olası mıydı?
İki bacakta kolayca dengede kalmak, ve sen.
Tam karanlığın içinden de olsa,
Aydınlığın tamamı içilmiş de olsa,
Geliyorum.
Senden tek ricam;
Bu limanında bana, beni kurtaramıyorsun, deme.
Dayanak
Kaçmak değil ama bir nevi kaçış isterken,
Kelimelerle veya değil
Yine onun hizasında kaçmak istiyorum.
Büyük ihtimallerce bu eylemi yanlış kullanıp,
Ağlamak için sarhoşluğa ihtiyacımız olmadığını hatırlıyorum.
Doğru eylemler sevgilim, hatırlıyorum.
Aşılmaya değer ve duş aldıktan sonra bile aşılması gereken tepeler...
Uyandığımda başımı döndüren odadaki deniz değil kokundu
Yalan söyledim.
Karanlığa alıştıktan sonra ortaya çıkan yüzün,
Daha önce sana böyle bakıldı mı?
Sesini dahi duymadan daha önce böyle bakılamazdı cevabını veriyorum.
Versem mi? İçimden.
Seni dış dünyayı katmadan sevebilseydim, bunu becerebilme durumuma oturup,
Günlerce dua ederdim.
Bu durumda beni bu ülkeden çıkarırsan,
Seni en çok kimin sevdiğini sana kim hatırlatır?
Bu şehri terkederken, seninle terkederken yani,
Yuvama dönüyormuş hissine kapılıyorum.
Yanımdasın, kusurlarımı sevmeye çalışıyorsun ve
Birbirimizi tamamlamak adına üstün bir çabamız yok.
Kendiliğinden gelişti ve böylelikle gelişen şeyleri izlemeye doyamıyorum.
Yüzünün karanlığa alışmasını izlemeye doyamıyorum.
Ama sonra, zaten gidilen yolların görülmüşlüğü korkutmasın seni diyorum.
Seni değil, ah evet beni..
Tüm üst duygularımda sana tutunuyorum.
Sen de; o otoparkın köşesinde tüm küçük çocuklara para vermiş gibi huzurla
Kimseye kendini göstermeden
Bana tutundun, biliyorum.
Kelimelerle veya değil
Yine onun hizasında kaçmak istiyorum.
Büyük ihtimallerce bu eylemi yanlış kullanıp,
Ağlamak için sarhoşluğa ihtiyacımız olmadığını hatırlıyorum.
Doğru eylemler sevgilim, hatırlıyorum.
Aşılmaya değer ve duş aldıktan sonra bile aşılması gereken tepeler...
Uyandığımda başımı döndüren odadaki deniz değil kokundu
Yalan söyledim.
Karanlığa alıştıktan sonra ortaya çıkan yüzün,
Daha önce sana böyle bakıldı mı?
Sesini dahi duymadan daha önce böyle bakılamazdı cevabını veriyorum.
Versem mi? İçimden.
Seni dış dünyayı katmadan sevebilseydim, bunu becerebilme durumuma oturup,
Günlerce dua ederdim.
Bu durumda beni bu ülkeden çıkarırsan,
Seni en çok kimin sevdiğini sana kim hatırlatır?
Bu şehri terkederken, seninle terkederken yani,
Yuvama dönüyormuş hissine kapılıyorum.
Yanımdasın, kusurlarımı sevmeye çalışıyorsun ve
Birbirimizi tamamlamak adına üstün bir çabamız yok.
Kendiliğinden gelişti ve böylelikle gelişen şeyleri izlemeye doyamıyorum.
Yüzünün karanlığa alışmasını izlemeye doyamıyorum.
Ama sonra, zaten gidilen yolların görülmüşlüğü korkutmasın seni diyorum.
Seni değil, ah evet beni..
Tüm üst duygularımda sana tutunuyorum.
Sen de; o otoparkın köşesinde tüm küçük çocuklara para vermiş gibi huzurla
Kimseye kendini göstermeden
Bana tutundun, biliyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Deniz Feneri
"Öğretmenin ve öğüt vermenin insanın gücünü aştığından kuşkulanıyordu Lily, " ben de. Bir anda bütün fazlalıklardan sıyrılarak in...
-
Bu sabahı kaçıran ben olmamalıyım, diye çıktığım yolda , Kafamda 7/24 anonsların çalacağı bir kıyıya gideceğimizi bilmiyordum. Daha doğru...
-
Sonra uzun süre fotoğraflarda ellerini aradım Bilerek çektiğim lakin kaybetmiş gibi delicesine görmek hasretine girdiğim Bu sanrıdan da bi...
-
Babama sarılıyorum. O bana bilmediğim tüm hikayeleri anlatır. Değişik başlangıçlara şaşırır veya sen uydurdun! der. Bu sefer ben uydurmad...