6 Eylül 2021 Pazartesi

Deniz Feneri

"Öğretmenin ve öğüt vermenin insanın gücünü aştığından kuşkulanıyordu Lily, " ben de. 
Bir anda bütün fazlalıklardan sıyrılarak insanların yorum yaptıklarını düşünüyor,
ancak
Bir türlü bu düşüncemi destekleyecek bir ruha rastlayamıyordum. 
Herkesin bir öncesi, dünü,
olayı, annesi veya kavgası vardı. 
Hatırlatması gereken, bende de var! eklentisi yapması gereken olayları olmuştu. 

Halbuki ben,
Sadece küçücük kalmalarını istiyordum, öyle büyük deneyimlere ihtiyacım hiç olmamıştı.
Ama buda bir güçtü, sonradan edinilmesi zor bir güç.
Sadece küçücük kalmalarını istiyordum.

Tabii bu ne karşılaştığım ruhlarda, nede okyanus ötesinde uzakta
elde edebileceğim, uğraşmaya niyetleneceğim bir bulguydu.
Yapamazdım, 
bu sefer sadece denk gelme isteğiyle yanıp tutuşmaya karar vermiştim.
Doğduğum ülke dışında, doğduğum günler de bana pek çok şey öğretiyordu. 
Çok uzaktaydım, nasıl anlatsam,
tüm düşen yapraklara, tüm acılarıma, sancılarıma dönüşebildiğim bir uzaklık.



16 Ocak 2021 Cumartesi

Uzun ve Sıcak Yolculuklar

Ümmü ile Teyzem çok uzun ve
çok sıcak sürecek
bir yola gittiler.

"Sen kocana baksana o kadına neden bakıyorsun." dedi kocası
yol boyunca,  ama teyzemi çok sevmiş o yolculukta, bundan bak, demiş.

Ümmü denen bu kadın bazen arkadaşlarını anlatırmış;
"O iyi değil, ince sızı o, ince sızı o, der, o iyi değil sevmedim onu ben."

Çok yanlış bir adamla evlenmiş; bırakmadığı tek şey namazmış
Ümmü çok panik ama.
Uzun boylu,zayıf ve çok panik,
Fotoğrafını atacağım şimdi diyor teyzem,
Onu tanımak çok istiyorum, mutlu etmediği kimse yok.
Çünkü teyzem etkilenmis.
Hepsi kabul olmuş, annem böyle hikayelerden pek etkilenmez,
hepsi tek tek kabul olmuş.

Yolculuk da bitiyor ama; "sen gel kuzinenin içine patates koyacağım sana."diyor.
"Ben ona bir tesbih aldım bir de yüzük;simdi o bana yıllarca dua eder."diyor;çok panik ama.

"Olmadı öyle bir şey olmadı Ümmü.";
"Abla kimseye söyleme bak sana bir şey söyleyeyim kokuyu aldın mı Abla? Abla aldın mı?"
Almadım diyor Teyzem ama Ümmü kesin almıştır yıllar öncesi kokusunu.
"Aldım evet, tabii aldım." diyor."

"Ümmüye ihtiyacımız var evlat, iyiliği hatırlamamız için."
Şu uzun ve sıcak yolculukta birkaç cümle işte bunlar,
Sana geçsin..

İnsan zaten yapı olarak da genişleyen bir varlık değil mi
Görürsün,
eklersin koleksiyonuna,duyarsın, dinlersin
hikayelere inanırsın
daha fazla anımsarsın,
işte, genişlersin.

"Çalan şarkı ne Abla duydun mu biliyor musun sen bunu Abla bi dinle,
Sana diyorum bak bir dinle diyorum abla ilk sana diyorum."
çok panik demiştim
ama belli ki;

Bu şarkı Ümmü'nün repertuarında. 



16 Mayıs 2020 Cumartesi

İrem'den ansızın bir başlık; ''gönderilecek kimsesi olmayan tarafından sözsüz veya yazısız olarak reddedilmiş mektuplar''

aynı ruhların adı altında;
çoğu zaman aynı çatı altında biz
rutubetli yaşam,
işle alakasız içsel dünya,
bir konuşmacının günlüğü,
kelimelerden ve adam olmak tanımlarından vazgeçememek,
çoğu zaman aynı ruhlar altında.

dizboyu işler, ezici çoğunluk
ezici
yoğunluk
selamsız defterlerinin içini doldurmak
bir yandan kendi içini doldurmak

erişememek
çok yakın olsan da erişememek
ondaki bütünlüğü anlayamadan göçecek olmak
bildiğin şeyler
sadece bildiğin parçalar

aynı çatının altında
hepsine çabalamak
ama
sorgulu sualli yaşam
çoğu zaman aramakla,
sormakla eşleşen
yani bunlar pek anlatılmaz zaten,
denen
anlamadığının yüzüne yayıldığı bir
yaşam

18 Ocak 2020 Cumartesi

Ruhumu Açtım

Çocuk, oyuncaklarını gerçekten sol göğsüne doldurdu.
uzun zamandır oyuncaksız kalmamanın açıklamasını kendime yaptım
gibi
rahatladım.
Sana bir sır vereyim,
Yalnız sakladığım yaralar beni ele geçirebiliyor. 
Yenilgilerden vazgeçmeden üstüne bir de çarpışmayı izliyorum
gözümü bile kırpmadan.

yine iyiyim, günü kurtaran bir iyilik,
fazla ses,
usülsüz bir şeyin çabukluğu.

Eskiden seni sevmek ve paylaşmak derdim,
şimdi iyi şarkılar ve bazen bunların zıttı diyorum.

Yenilgilerden vazgeçmediğimi belirtmiştim, nerede bilmiyorum,
aşk ve ölümün yenilgiyi kabullenmek olduğunu anlayarak
yola devam ediyorum.
Bu yenilgi beni bitirmese de, bir gün beni mutlaka anlatacak,
bir kesinlikte devam ediyorum.

Vücudumun parçalarından çoğunun seni her gün
hala sevdiğini fark ettiğim anda,
Kurduğun cümlelerle yaşadığım hayattaki yıkıntılar
dünyada seninle buluşma sevincimi uzağa fırlatıyor.

Bana bir cümle ver, eşliğinde
bana bir yaşam ver.
Bu beden yaşatsa, ruhum elimden tutmayacak diyorum.

yine de iyiyim, şehir değişimine zorlayan mevsim normalleri
fazla yanıcı madde,
dürüstlüğün çabası.

Elimden tutan kadın şair çok az,
içinde bulunduğum toplumla uzlaşmama ramak kaldı,
ben ramak kala bırakmak üzereyim.
Bıkmadan usanmadan giderim diyen gözlerim,
ikinci bir kalbim olduğuna yemin eden beynime sürekli oyun oynuyor,
bir gün içimde bitiyor,
tam bildiğin içimde.




8 Kasım 2019 Cuma

Bugün Beni Dışarı Çıkar

"olay nerelere gidiyor?" diye sordu.
hala ellerini kullanabiliyor diye düşündüm, istekli.
ellerinin hareketlerini ayarlayabilecek güce ve kafaya hala sahip.
bir ayakkabı boyacısının önündeki hayat ağacını kapsamıyor elleri, öyle dallanmış değil
ona uzanmıyor
eski gözleri de yok.
çok kaba bir giriş yaparak hayat ağacının tam üstünde ayakkabılarımı boyatıyorum.
bu eylemde daha anlamlı durmam gerekiyor.
Benzer çözümler sunuluyor, duyuyorum.
Herkes anlamaz, ben seni yine de en kızgın olduğum yerde bekliyorum.
ben yine de seni ayakkabımı boyatırken bile bekliyorum.

tabii bu sırada yol almamız gerek,
çözülmeyen düğümlerden, kurumuş park manzaralı evlerden geçerek,
tamir etmek istediğin tüm çürümüş su üstü köprülerini görmek için.
Ses tonun bana uyumlu olarak gelişiyor, yol almaya özgü ve
tüm özgünlüklerden uzakta. 
Özgürlüğe daha yakın; kendi sınırlarından koşarak.

Evdeki kuşun çürümüş parkı bırakmak istemiyor.
Ama seni bağlayan değerlerle birlikte kaçman,
bu bir kaçış olmuyor.
göçmek de olmuyor.
Göz  temasını kesiyorum.

Kontrolünde olan köprülerin yok, sadece
geçtiklerinden zevk almaman seni, onları değiştirme isteğine itiyor.
Boşu boşuna sürükledin herkesi.
Şimdi ben dahil herkes köprünün üzerindeyiz.
Kuşunun gelip gelmediğini bilmiyoruz,
peşinden gelen, peşini bırakmayan yapımcılar var,
bunları derhal sen bırak,
onlar tabandan başlayarak dikkatle sana bakıyorlar,
halbuki zemini anında sallandıracak olan hepimiz buradayız.

köprülerin diyorum, buraya ellerin uzanmıyor.
Yeşil dosyayı taşıyan kadının oğlu sarsıntı sonrası ağlıyor,
bundan sonra köprülerin dahil, hiçbir şeyin bakımına gelmeyeceğiz.
bu bizi yorgun ve bezgin asla yapmıyor.
giderken yosun tutan ayağından birini de ben tutuyorum köprünün
benliğinle gelmemen iyi olmuş,
ama yine de bu takip edilmene engel değil,
çünkü kuşunu görüyorum sana doğru gelen,
düşünüyorum
aklımda tek bir şarkı,
keşke beni de seni koşulsuz takip eden biri olarak bırakmış olsaydın.







20 Eylül 2019 Cuma

Karşıya Geçmek İçin Adımlar

Bu  sabahı kaçıran ben olmamalıyım, diye çıktığım yolda ,
Kafamda 7/24 anonsların çalacağı bir kıyıya gideceğimizi bilmiyordum.
Daha doğrusu bu yine Aysel'in suçu!
hikayesini karşıya geçirmek için beni kullanıyor. 
Hikayeni küçük bir cümleye kadar indirmen lazım,dediğin günden beri
Beni kullanıyor.

Bu topluluktan bir şeyler koparırım umudu ile çıktığım yolda, neyse ki "irade" gibi,
efsunlu kelimeler yer alıyor.
Aysel'i bir daha görmek istemediğimi daha önce söylemiştim
Sürekli ısrarları ile bu yolda kahramana dönüşmesi
Beni uyanık tutuyor
Bir cümle daha,
Evi satmak için kullandığımız kağıtlar önümüzde
Duman altı sahnelerimin aynısı,
Birebir aynısı gözlerimin önünde
Yağmuru başlatan çocuğu bile aramıyorum.
İlk defa eylemsizlik denince aklıma "hamlet" geliyor,
Diyen birini duyuyorum.

Belli ki çok fazla istemenin sonucu olarak, bitiminde bir bedel ödemek üzere buradayım.
Her şekilde girdiğim mekanlardan dönüşerek ayrıldığım
Çıktığım karakterler ve
Ben
Hayli zamandır
Bu kadar insanın başında bir adam görmemiştik.


Konuşmaya çalışanlar var.
"benim karakterim yaşayış tarzınıza bayılıyor
Benimki sevgilinize,
Benimki çantanızda takım çantasındakilere benzer aletler taşıma ihtimalinize hayran" diyorlar.
Topluluk sıkıldıkça, adam
Adam sıkıldıkça
 ben
"Benim karakterim sizin ölüm anınıza hayran "






1 Nisan 2019 Pazartesi

Kalırsa Bir Soru

Tüm sorularımı yanıtlamıştın,
ama, 'duyguların dört duvar, beyaz çerçeve içinde,
üstelik çok sesli, çok açık
dinginlikten uzak,
dinlenmeden yormaya yakın.'
diye bir yazıya başlarken ben,
senin gitmenle Aysel'in gelmesi bir oluyor.

Sanki sen yokken dayanmak için yanımda duran bir dağ varmış da,
sen yokken yine Aysel'in gelmesi ile bazı dağların bazen birleşimi gerçekleşmiş oluyor.

Verdiğin sözlere,
bir şeyin sır gibi saklanıyor oluşunun hiç yaşanmadı anlamına gelmeyişine,
ve daha pek çok şeye kızarken Aysel,
Benim kulaklığım yeniden bozuluyor,
bir günde bir şehri tüketmek ayıbıyla,
gerçekten Aysel'i görmek hiç istemiyorum.

Üç tane kağıt, uzun dikdörtgen kalın bir levhayı andırıyor,
Çok efsunlu bir törendeyiz, nasıl oluyor da orada beni hemen buluyorsun,
çok uzun yıllar sonra bulmakla
kabalık içinde bulmak ne kadar farklı ayırt edemesem de,
kağıdın birini birazcık karaladın diye yeniden yazıvermişsin,
üç tane kağıdım oluyor sana dair.
sekiz sene sonunda annen yerine rüyalarımda seni görüyorum.

Aysel'le dertleşirken içimi bozguna uğratmamam konusunda bir anlaşmaya varmıştık,
içimden sana taşmamak konusunda bir anlaşma,
Aysel'i artık hiç görmek istemiyorum.



Deniz Feneri

"Öğretmenin ve öğüt vermenin insanın gücünü aştığından kuşkulanıyordu Lily, " ben de.  Bir anda bütün fazlalıklardan sıyrılarak in...