6 Mayıs 2018 Pazar

O Kadın İçin..

Senin bu dolu hikayende kadınım, aslolan baştan beri,
O denizli kentte duygularının karışmasını
Gözlerinin kamaşmasına değişmemendir.
Taptığın adam
Sevdiğin kentler, aynı kefeye koyulacak boyutta
Büyük ve masumdu
Masumdu belki? yapma, başrolde sen vardın
Bu kapsamda açıklama yapmadan daha sen, rol dağılımı yaptın.
Kaptın! kaptırıldın.
Kendi kaleminle, kendi kaleminde..
Ama sesin, hep kaybetmene neden oldu, hazırken bile,
Sen, yılmadın.
Sen kentin hatrına yılmadın, o eski ev hatrına yılmadın, rol dağılımının hatrına yılmadın,
Senaryoyu yakmadın, eline almak istedin ve başladın,
Başlamak istercesine, başlarken.

Elem keder ve gam için bir bekleyiş...
Haksız mıyım?
Bu yolda herkese göre tanımı bu olan bekleyişi, Kadın,
kimse senden dinlemedi mi?
Dinleyen yakınlar için uydurmadığın masalları keşke uydursaydın!ah
Dünyanın en kolay işi masal dinlemek isteyenlere,
Masal uydurmaktır halbuki,
Onları inandırmaktır dünyevi şeylere,
İçine güneş katıp sunsaydın hikayeni,
Yaratmak baştan, zorlamış seni.

Bu bağlamda, acınla dalga geçeceğim.
Sen dağları tepeleri aştın diyemem, insanlardan sınırlardan, sınırı olmayanlardan
Türlü okullardan geçtin
bir nevi aştın! dağı tepeyi..
insan tek bir insani beklerken türlü oyunlardan geçiyor
hatta oynuyor da durmadan
aklın ve bedenin ..
türlü yorgunluklardan geçtin yoğunluğa aldırmadan
gerçek anlamda, sahne aldırdın. sahne aldın.

sonra kadın, için geçti , uyuya kaldın, odana taktığın o ışıkla,
o ışıkla geceler boyu yalnız kaldın
yalnız ve kimsesiz
şu an bakışlarının nedenini borçlu olduğun gecelerde
ışık ve adam..
boş bira şişelerini duymadan, beşyüzbeş kilometre öteye
aynı anda dualar ettin, sen aynı anda aynı adla dualar ettin,
şişe, inanç, sınır, alkol tanımı olmayan dualar
-bunun tanımını henüz sabahladığın insanlarda bulamadı-
tam anlamıyla; yanınızda yeni ışığınızla uyumayı nasip etmesi gereken dualar
duaların gerekleri yavrum,
öyle böyle dualar değil..

Temiz sevmenin tanımını yaptırsalar, -ben çoğu tanımda konuşamam,bilirsin
İşte tam bu anda, bunun için susma hakkımı kullanırım.
Temizliği borçlu olmadığın duyguların için susarım.
Bedelini ödemenin zorluğunu, bir adam için yaşamana susarım.
Böyle bir şey için kimsenin susmamasına susarım.
Sonra sen insanlığa ne kadar çok su içmesi gerektiğini hatırlatırsın.
Sonra sen gülersin, hatırda kalırsın.
Nasıl aramasınlar seni,
Hatıra kazınırsın.

Yeni denenmiş duygular hep yüzüne oturur, dönem dönem yüzüne bir duygu oturtursun.
Aşk! denir, yirmidört saatler yüzüne oturtursun,
Vazgeçmeden insanlara hayatını anlatırsın,
Dokunduğun hayattan vazgeçmemeyi aktatırsın.
Vakitsizlikten mi, değer bilme ve biçme yeteneğinin fazlalığından mı bilinmez,
Dondurma yedikten sonra, şarap içmek istersin.
Topraktan gelen şarapları dinlersin.
İnsanların sana bir şeyler katmasından ziyade, sevdirmesini dilersin.
Kalbinin güzelliği burdan gelir, sen onu alıp  da bir adamdan gidemezsin.
Anlatacak neyim kaldı değil de, anlatmadığım neler vardı? dersin.

Ah kadın! Yüzüne bu sefer duygu değil, mevsim oturmuş.
'Annem şarabı çok sever, bir kadeh içer ve bir kadehten sonra ağlar dersin.'
Evin içini,sadece evin içine açarsın.
Ne zeki kadınsın!
Sen artık bu saatten sonra;
Çocuk, der kalırsın.
Veya sende derin derin susarsın.
Zaten şiirin de iki ihtimali vardır iki gözüm.










4 Mayıs 2018 Cuma

Kaçarak Ödediğin Güzellik

Sabaha kadar 22 yıldır hiç görmediğim bir masa ile baş başayım,
Yağmurun seni ıslatma eylemi nasıl ?
Beni orada öylece bıraktığında bile, kitabını aramaya gidiyorum, bulsunlar!
Sen karşımda öyle bilmez, öyle anlatası gelen, öyle yedi saatler..
Senin yedi gününden bir roman çıkar mıydı?
Senin yedi yılından nice şiirler.. Islandık.
Bana büyümenin tanımını yaptırsalar, ağzımı açmayacağım.
Toplulukta susulmak hakkımdan yararlanarak, bu tanımın en iyisini duyduğumu onlara anlatmayacağım.
''Babamdan önce büyüdüm, ve yerim kalmadı''
Halbuki kalp geniştir, babayla birlikte büyümeyebilir.
Ki sen, her şeyi kendine öğretmişsin.
Bu anlamda eksik kalmanı hayatım boyunca affetmeyeceğim.
Yine içimden elini tuttum, Ah!
Her seferinde çoğalan bir kucaklaşma beklentisine ancak bir çocuk girebilirdi, evet.
Eksik olan bizleriz, evet.
Anlam yükleyen öpmelere, doyamamalara.
Senin bahsettiğin fazlalık canımı yakıyor.
Bana sevmenin tanımını yaptırsalar; yüzümü iki elin için bekleteceğim. 
Dayanacak yerimin olması gerekmez miydi, bir mekanın önünden geçirtmediğin için özür dilemelisin.
Çünkü kimi zaman sokak değiştirmek, dayanmaktan daha zordur. 
Ki biliyoruz, insan kendini hazır hissettiğinde özenle peynirleri keser.
Ben zaten her üzüldüğümde saçlarımı keserim, duyarsan, bu ayrıntıyı basite indirgemelisin.
Üstüne alınma, halledeceğim.
Daha önce aldığım kış yastıklarını hala kaldırmamıştım, seninle bahara geçmek zor olacakmış böyle, Ah! Halledeceğim.
Öngörü yeteneğinin, ''atıp tutmakla'' oranını kafamda dev yapıyorum.
Seni kafamda dev yaptığım için demeyeceğim, asla.
Kalbinde böylesine saf iki kadın sevgisi varken, ben senin iki özrünü nasıl kabul ederim?
Ama bir gün güvenebildiğin yerlere gidersen ve bir şehri bir kadınla bağdaştırmanın ağırlığını hissedersen,
Benim şehrime ayda tam beş kereler gel.
Aksatmadan gel, öyle bedenen de değil..
Yani bir gün kış çayı demlerken anlarsam bende seni, ardından çok keyifli bir sigara içeceğim.
Anlarsam seni, söz , artık beş dakikada bir içeceğim.
Ne olmadığımızı bölüp anlatmak için, balkondaki aya döneceğim.

İyi ki yerli yersiz sorularla sıkmadım canını!
Çünkü uyurken dikiş izlerine dokunmaktan da zevk alacaktım, her şeyin hikayesini soracaktım.
Doğru! Yetinmeyen ve ayık kafa ile bir şeyler karalayabilen bir kadın!
Halbuki iki durak arası beş dakikadır- ulaşım dersleri iki.
Ardına sıralanmış isteklerle sıkmadım iyi ki canını!
Hayatımı aksatacağım.
Çayları demlediğim makine, bir mantar ve adını bilmediğim şaraplar,
Beni kıran ne varsa birlikte gömüleceğim.
Hatıranı yaşatmak ne derece mantıklı? Kusana kadar içeceğim..

Sen bırakırken bu kenti, veya azimle balık tutarken bir yerlerde
-Çünkü iki eylem birbiriyle zıtlaşmaya tam yakın-
Ah! Ayaklarını toprağa bassan yeterdi!
Toprağın çözemeyeceği ve alamayacağı duygu tanımıyorum,
Kurtulsaydın!
Bak, seni tanımlıyorum.


















Deniz Feneri

"Öğretmenin ve öğüt vermenin insanın gücünü aştığından kuşkulanıyordu Lily, " ben de.  Bir anda bütün fazlalıklardan sıyrılarak in...